Şehâdet ederim ki Tanrı yoktur,
sadece Allah vardır! Bir’dir, eşi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki
Muhammed, O’nun kulu ve Rasûlüdür.
Ey Allah’ın kulları !..
Allah’tan korkmanızı ve O’na
itaat etmenizi vasiyet ederim.
Ey İnsanlar!…
Sözlerimi iyi dinleyiniz… Çünkü
bu seneden sonra bir daha sizinle burada tekrar buluşup buluşamayacağımı
bilmiyorum..
Ey İnsanlar!..
Bugünün ne günü olduğunu biliyor
musunuz? Burası, Belde-i Haram’dır.(Mekke’dir) Bugününüz nasıl mukaddes bir
gün, bu ayınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz nasıl mukaddes bir şehir ise,
biliniz ki canılarınız, mallarınız, ırzlarınız da; bu mukaddes gün, bu mukaddes
ay, bu mukaddes şehir gibi yek diğerinize karşı mukaddestir. Bunlara tecavüz
haramdır.
Ey Ashabım!…
Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve
bugünki her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra
eski dalâletlere (sapıklıklara) dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!
Ashabım ! …
Eskiden câhiliyet devrinde
güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası
Abdulmuttalib’in torunu Rabia’nin kan davasıdır.
Ashabım! …
Her türlü riba (tefecilik)
kaldırılmıştır İlk kaldırdığım riba, Abdulmuttalib’in oğlu Abbas’ın ettiği
ikrazlardır(borç vermelerdir) Allah’ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Eski
câhiliyet devrinden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır.
Borçlular, alacaklılara yalnız aldıkları parayı ödeyeceklerdir.
Ne zulmediniz, ne de zulme
uğrayınız…
Ashabım!.
Kimin yanında bir emanet varsa,
onu sahibine versin. Hediyeler, hediye ile karşılanır. Başkalarına kefil olan,
kefaletin sorumluluğunu üstüne alır.
Ey İnsanlar!
Bugün şeytan sizin
topraklarınızda yeniden nüfuz ve saltanat kurmak gücünü ebedî sûrette
kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz
işlerde ona uyarsanız, onu sevindirmiş olursunuz.
Dininizi korumak için bunlardan
da sakınınız!
Ey insanlar ! …
Kadınların haklarına riayet
ediniz. Bu hususta Allah’tan korkunuz. Siz kadınları, Allah emaneti olarak
aldınız; onları Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar
üzerinde haklarınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin
kadınlar üzerindeki hakkınız; onların aile şerefini , sizin hoşlanmadığınız
hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.
Eğer razı olmadığınız herhangi
bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları uyarıp, sakındırabilirsiniz.
Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşrû bir şekilde hertürlü yiyecek ve
giyecek ihtiyaçlarını sağlamanızdır. Onlar sizin haklarınıza riayet etsinler…Siz
de onlara nezâketle muamele edin.
Bir kadının kocasının izni
olmadıkça onun malından bir şeyi başkasına vermesi, helâl olmaz.
Kölelerinize gelince… Onlara da
yediğinizden yedirmeğe, giydiğinizden giydirmeğe çalışın.
Affedemeyeceğiniz bir hata
işlerlerse kendilerine izin verin. Fakat asla eziyet etmeyin. Çünkü onlar da
Allah’ın kuludur.
Ey müminler!..
Sözümü iyi dinleyin, iyi anlayın…
Muhakkak ki Rabbiniz birdir.
Babanız da birdir; hepiniz Adem’in çocuklarısınız… Adem ise topraktandır.
Hiç kimsenin başkaları üzerinde
üstünlüğü yoktur.
Şeref ve üstünlük, ancak fazilet
iledir.
Müslüman müslümanın kardeşidir.
Bütün müslümanlar kardeştir, eşit
hakka mâliktir.
Din kardeşinize ait olan herhangi
birşeye, bir hakka tecavüz etmek, gönül rızası ile olmadıkça, başkası için
helâl olmaz.
Haksızlık yapmayın…Haksızlığa da
boyun eğmeyin.
Ahâlinin haklarını gasp etmeyin.
Sakın benden sonra kâfirlerin
yaptığı gibi birbirinizle boğuşmayın..
Ey Müminler!
Size bir emanet bırakıyorum..Siz
ona sıkı sarıldıkça, yolunuzu şaşırmazsınız. O emanet de Allah’ın kitabı Kur’ân
‘dır!.
Ey Ashabım!
Nefsinize zulmetmeyin…Nefsinizin
de üzerinizde hakkı vardır.
Ey İnsanlar!
Allah , herkese düşen miras
hakkını Kur’ân ‘da bildirmiştir. Mirasçılar için ayrıca vasiyetnâme yapmaya
hâcet yoktur.
Ey İnsanlar!
Her câni kendi suçunundan kendisi
sorumludur. Hiçbir câninin işlediği suçun cezasını evlâdı çekmez. Hiç bir
evlâdın suçundan da babası sorumlu tutulamaz.
Ey İnsanlar!
Mutemâdiyen dönmekte olan zaman,
Allah’ın gökleri, yerleri yarattığı günki vaziyete dönmüştür..Bir yıl, ay
ölçüsüyle 12 aydır.Bunlardan dördü, haram aylardır. Bunlardan üçü, arka arkaya
Zilka’de, Zilhicce, Muharrem’dir. Dördüncüsü Receb’tir, ki Cümade-l âhire ile
Şaban arasındadır. Bu sene haram aylar eskilerine geldi. Hac mevsimi yine
Zilhicce’nin onuncu gününe rastladı.
Ey İnsanlar!
Allah’a kulluk edin. Beş vakit
namazınızı kılın.Ramazan orucunu tutun.
Emirlerime itaat edin. O takdirde
Rabbinizin Cennetine girersiniz.
Ey İnsanlar!
Aşırı gitmekten sakınınız. Sizden
öncekilerin mahvolmalarının sebebi, dinde ifratta olmaları idi. Hac usûllerini
benden öğrenin. Muhakkak olarak bilmiyorum, belki bu seneden sonra bir daha
haccedemem.
Bu nasihatlarımı burada
bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki, kendisine bildirilenler,
burada bulunanlardan daha iyi anlayarak bunları korumuş olurlar.
Ey insanlar!
Yarın beni sizden soracaklar.. Ne
dersiniz? Risâletimi tebliğ ettim mi? Görevimi yaptım mı?..
(Ashab bu soruya hep bir ağızdan
“EVET!..Yemin ederiz ki tebliğ ettin. Bize nasihat ve tebligatta bulundun.
Böylece şehâdet ederiz.” der.
Vâdi artık bu sözlerle
çalkalanmaktadır.
Allah Rasûlü parmağını havaya
kaldırarak, üç kez;
“Şâhid ol Ya Rabbi!”
“Şâhid ol Ya Rabbi!”
“Şâhid ol Ya Rabbi!”
Buyurur.