Allahü Tealâ'nın güzel isimlerinden birisi de Es-Selam'dır. Allah'ın sıfatı olarak selam; insanlara arız olan ayıp, kusur, eksiklik, afet, hastalık, acizlik, ölüm gibi başka şeylerden beri olan; yarattıklarını afet ve belalardan kurtaran, zulmetmeyen güven arayanları güvene erdiren demektir.
Selam: "Allahın ismi senin üzerine olsun" yani, sen onun himayesi altındasın demektir. Tıpkı Allah (c.c.) seninle birlikte olsun, Allah (c.c.) senin yanında olsun demek gibidir.
Selam: Ayıplardan, kötülüklerden, afetlerden salim olmak, selamet, esenlik, ferahlık, güvenlik rahmet, bereket, asayiş, sulh ve bütün korktuklarından emin olma gibi insana rahatlık ve mutluluk veren bütün güzelliklerin ve iyiliklerin insan üzerinde olması, toplanması demektir.
Selam; sağlıklı ve uzun ömürlü olmak için bir duadır.
Selam; Din ve dünya için karşılaşılması muhtemel olan belâ ve musibetlerden kurtuluş için bir duadır.
Bir insan diğerine "Esselâmü aleyküm" dediği zaman, din kardeşinin tüm afet ve kötülüklerden uzak olmasını istemiş olup onun sağlığı, selameti ve iyiliği için dua etmiş demektir. Bu selam karşısındaki insanın kurtuluşuna ve güvenliğine bir garanti teşkil eder.
Bir insan birisine "Esselâmü aleyküm" dediği zaman; Allah'ın rahmet ve bereketi üzerine olsun diyor. Selamı alan da Allah'ın Rahmet ve bereketi sizin de üzerinize olsun diyor.
Bir insan birisine " Esselâmü aleyküm " dediği zaman benden size hiç zarar ve kötülük gelmez bana güvenebilirsiniz diyor. Selamı alan da siz de bana güvenebilirsiniz benden de size bir kötülük gelmez diyor.
Selam: Müslümanlar arasında sevgi ve barış sağlayan, mevcut olan sevgi ve samimiyeti ve dostluğu daha da artıran bir vasıtadır.
SELAM ALIP VERMENİN DURUMU
Bir müslümanın diğer Müslüman kardeşi için hayır temennisinde bulunması manasını da ifade eden selam kelimesi yüce kitabımız Kuranı Kerimde 33 yerde geçer. Hz:Ali (r.anh.) rivayet etmiş olduğu bir Hadisi şerifte Resulullah (s.a.v.): "Selam vermek sünnet almak ise farzdır" buyuruyor. (C. Sagır. 2. 24. )
İki cemaat birbiriyle karşılaşınca; onlardan birisinin selam vermesi sünnet-i kifaye, selamı alacak taraftan birisinin ise selamı alması farz-ı kifayedir.
SELAMIN ÖNEMİ
Selam, İslam'ın sevgi ve rahmet kapılarının anahtarıdır. Müslümanın gönüllerindeki sevgi hazinesine bu anahtarla girilir. Müslüman da Yüce Allah'ın rahmet ve mağfiret kapısına, deryasına bu gemi ile dalar.
Selamlaşma; İnsanlar arasındaki iletişimin ilk adımı ve giriş kapısı selam vermek ve almaktır. Selam vermeden hiç bir insana yaklaşamazsınız. Selamsız bir yaklaşma, karşınızdaki insanda ve toplumda tedirgin ve rahatsız edici etkiler ve duygular oluşturur. Bu vesileyle de karşınızda ki insana ve topluma yaklaşmanız kuşkuyla karşılanır. Çünkü insanlar arasındaki selamlaşma; karşılıklı ön yargıları kaldıran, dostluk ilişkilerini, sevgi ve saygıyı karşıya bildiren bir eylem ve harekettir.
Ebu Hureyre (r.anh.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Resulullah (s.a.v.) Efendimiz :"Siz mü'min olmadıkça cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de mü'min olamazsınız. Yaptığınız takdirde sevineceğiniz bir şeyi size söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız" buyurmuştur. (R. Salihin. 851 Ramuz 456. 11)
Selam, Cenab-ı Hakk'ın "Esmau'l- Hüsna" sın- dan yani güzel isimlerindendir. Bu yönüyle selam, mü'minin mü'mine olan bir lütfudur. Mü'minin mü'mini tanımlaması ve şereflendirmesidir. Bize emanet olan direk kalbe ve ruha hitap eden ve Mi'rac gecesinde Cenab-ı Hakk'ın Rasülü Mu- hammed (s.a.v.) Efendimize hitabı olan selamı bir mü'min ancak bir mü'mine söyleyebilir, ancak bu güzellikleri bir mü'min için isteyebilir, başkası için değil.
Selamlaşma Müslümanlar arasında bir ahitleşmedir. Allah (c.c.) adına yapılan bir ahitleşme. Çünkü her selam ehli bir diğerini Allah (c.c.) adına karşılar, O'nun halifesi olduğunun şuuru içinde bir diğer selam ehline yaklaşır ve ona teminat verir. Yani, sana benden iyilik ve güzellikten, hayır ve bereketten başka bir şey gelmez, bana güvenebilirsin. Benden hiç bir kötülük görmezsin, çünkü ben sana Es-Selam olan, bütün hayırların kaynağı, bütün güzelliklerin, iyiliklerin yaratıcısı Allah (c.c.) adına geliyorum Ben ve sen O'ndan geldik ve yine ona döneceğiz. O'na da ancak salih amel ve selim bir kalp ile varılır. O bizi selam (esenlik ) yurduna çağırıyor.
Selam bereket kaynağıdır, her şeyin bereket kaynağı. . . Selamlaşmak, paylaşmak, karşılıklı ihtiyaç gidermektir. Sıkıntıları ortadan kaldırmaktır. Bütün sıkıntıların kaynağı da ihtiyaçların gide- rilmeyişi, karşılanmaması değil midir? İnsan ihtiyaç duyduğu şeyi elde ettiği zaman mutlu olur. Bütün yaratıklar Allah (c.c.)'a muhtaçtır. Allah (c.c.) da yaratıklarının ihtiyaçlarını yine başka yaratıklarıyla gideriyor. Her mü'min alırken Allah (c.c.) adına alır, verirken de Allah (c.c.) adına verir. O, besmele eridir. O'nun hayat anahtarı besmeledir. O her kapıya besmele ile yaklaşır, her kapıyı besmele ile yoklar ve besmele ile açar. Selam o besmelenin çok güzel bir dişlisidir. Aslında Selam da bir anahtar konumundadır. Anahtardır. O anahtarı kullanmayanlara sohbet kapıları kapalıdır, açılmaz, selam vermeyenle konuşulmaz. Selam vermeyen eve alınmaz, Selam vermeyen yemeğe sofraya davet edilmez, oturtulmaz Selam sohbetin, bütün konuşmaların anahtarıdır. Yasaklanmış bulunan müslümanın müslüman kardeşiyle üç günden fazla dargın durması hali selam vermekle ortadan kalkar. Çünkü selam sevgi beslemenin sebebidir. O bakımdan dargınlığı keser. Hadisi şerifte Rasulüllah (s.a.v.) "selam dargınlığı sona erdirir" buyurur. (İs. Fık. An. 4. 381)
Mü'minler selamla buluşur, selamla uğurlanırlar. Mü'minler topluluğu bir kutlu selam topluluğudur. Mü'minin hayattaki direği namazdır. Namazlarının meyvesi ise "Selam"dır.
Nice kötülükler vardır ki, selam ile yok edilmiştir
Nice hayır ve bereketler vardır ki, selam ile kazanılmıştır.
Nice merhametler vardır ki, selamla gelmiştir.
Buna karşılık nice belalar, ümitsizlikler, soygunlar, akrabalarla ilişkilerin kesilmesi, insanların birbirlerine olan kin ve nefretlerin çoğalması hep
Selam'ın terk edilmesiyle olmuştur. Onun için selamı çokça ver, küçüğe büyüğe, zengine fakire, tanıdığına tanımadığına, kısaca ölüye, diriye ve herkese selam ver.
Yüce Allah (c.c.) Nisa suresinin 86. ayeti kerimesinde "Bir selamla selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeli ile selamlayın; yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını arayandır" buyurur.
Yine Nur suresinin 27 ayetinde; "Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere geldiğinizi fark ettirip (izin alıp) ev halkına selam vermedikçe girmeyin bu sizin için daha iyidir" buyuruyor.
Ebu Hureyre (r.anh.) den: Resulullah (s.a.v.): Sizden biriniz din kardeşine rastlarsa ona selam versin. Eğer aralarına taş, duvar veya ağaç gibi bir engel girip tekrar karşılaşırsa yine selam versin " buyurmuştur. (Ramuz. 62. 6. R. sal. 864. )