Sekiz cennet vardır. Sözü edilen
cennetin isimleri şöyledir: Daru'l-Celal-Daru's-Selam, Daru'l- Karar, Adn
Cenneti, Me'va cenneti, Huld Cenneti, Firdevs Cenneti ve Naim cenneti dir.
Selam aynı zamanda cennet
bahçelerinden birinin adıdır. Bu bahçenin adı "Selam Yurdu" anlamına
gelen " Daru's- Selam" dır. Müslümanlar ahirette selam
yurdundadırlar.
O yurt ayıplardan, belalardan
salim oluş yurdudur. Orada selamet, emniyet, sulh, asayiş, bütün korkulardan
emin olma dileği, çabası ve kazancı vardır.
Orada kalpler hileden, kinden,
kıskançlıktan, kötülük dilemekten, günahlardan ve haramlardan kurtulmuş olarak
yaşarlar işte bu yurt Selam yurdudur. Bu yurt, Allah (c.c.) konuk olduğu
mü'minin gönlüdür, mü'minlerin ruh dünyasıdır.
Cennet, selam yurdu bu dünyada
kazanılır. Bu dünya oranın şantiyesidir, tarlasıdır. Oranın malzemeleri,
buradan satın alınır nefisler ve mallar mukabili selam alış verişi yapılır.
Karşılığında da cennet vardır, Allah'ın rızası vardır.
Resulullah (s.a.v.) " Dünya
ahiretin tarlasıdır" buyuruyor.
Selam, kelime ve söz olarak çok
kısa olmasına rağmen anlamı çok olduğundan gönüllerdeki kini, şiddeti,
kızgınlığı söndürüp bunun yerine ise ülfet, ünsiyet ve sevgi yerleştiğinden
dolayı çok kolay gerçekleşen bir dini törendir.
ORGANLARIN SELAMI
Bir insan nasıl bir yere girince
selam verip ayrılırken de selam verdiği gibi insanın organları yani azalarıda
insan ölürken birbirini selamladıklarını bizlere Ebu Hureyre (r.anh.) rivayet
etmiş olduğu bir hadisi şerifte efendimiz (s.a.v.) bildiriyor. Ve buyuruyorlar
ki ;
" Müslümana ölüm geldiği
zaman azaları birbirini selamlarlar ve şöyle derler :
Selam sana sen benden bende
senden kıyamete kadar ayrılıyoruz. "(Ramuz. 235. 11. )
SELAMIN EVRENSELLİĞİ
Selam, Yüce Allah (c. c)
bildirdiği ve Rasülü Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin uyguladığı şekilde
verilip alındığı müddetce selamdır. Yoksa bir kısım müslümanların kullandıkları
gibi merhaba, günaydın, iyi günler, iyi akşamlar, hayırlı sabahlar, iyi geceler
gibi kelime ve cümlelerle karşısındaki insana iyilik dileği bildirmeleri
kesinlikle hiç bir zaman için İslam'daki geniş manalı olan selamın yerini
tutmaz.
İslam, hangi ırk, hangi cins ve
renkte olursa olsun tüm insanlığa kıyamete kadar bütün zamanlara ve bütün
coğrafyalara hitap eder. Bu sebeple selam, Allah (c.c) ın da, Peygamberlerin
de, meleklerin de, islamın da, Allah'a (c.c.), Rasülüne ve onun getirdiklerine
inanan tüm müslümanların da selamıdır.
Uzakdoğu'da, Malezya'da,
Endonazya' da, Japonya'da ki bir müslüman, batıda Amerika'da ki bir müslümanla
veya Kırım'da ki bir müslüman, Güney Afrika'da ki bir müslümanla karşılaştığı
vakit aynı selamı vermekte ve almaktadırlar.
Selam bu özelliği ile
müslümanların dünyanın neresinde olursa olsun, hangi topluluk içerisinde
bulunursa bulunsun, daha tanışmaya başlamadan önce kimliğini ortaya koyması ve
kendisini tanıtması için en güzel bir başlangıçtır ve aynı zamanda bir
şifredir.
CAHİLİYE DÖNEMİNDE SELAM
İmran b. Husayn der ki:
Cahiliye'deyken, " Allah seninle gözleri aydın etsin" ve " İyi
sabahlar " şeklinde selamlaşırdık. Ancak İslam dini gelince bu şekilde
selamlaşmamız yasaklandı.
Abdürrezzak, Ma'mer'in şöyle
dediğini nakleder: "Allah seninle gözleri aydın etsin (en'amalla- hu bike
aynen )" şeklinde bir selamlaşma hoş görülmemiştir. Ancak "Allah
gözünü aydın etsin (en'amallahu ayneke )" denmesinde bir sakınca yoktur.
(Cem'ul-Fevaid. 7. 7702. )
İNSANLARIN EN CİMRİSİ
Ebu Hureyre (r.anh.) Resulullah
(s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti. "İnsanların en beceriksizi dua
yapmayanı, en cimrisi de, selam vermeyenidir. "
Muğfel oğlu Abdullah (r.anh.)
Resulullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etti :
"İnsanların en hırsızı
namazdan çalandır.
Nasıl çalar ? Ya Resulullah !
denildiğinde :
Ruku ve Sücudu tam yapmaz (
Namazı çabuk kılar ) İnsanların en cimrisi de selam vermekten kaçınandır"
buyurdu.
Cabir (r.anh.) anlatır:
"Resulullah (s.a.v.) bir adam geldi ve :
Filanca, hurma saplarını bahçeme
koyuyor, bana eziyet ediyor. Sapları koyduğu yer beni ra-hatsız ediyor. dedi.
Resulullah (s.a.v.) onu çağırtarak :
Filancanın bahçesine koyduğun
hurma sapla-rını bana sat. dedi.
Adam olmaz dedi,
Bana hediye et onları.
Hayır
Peki cennetteki hurma sapları
karşılığında bana sat.
Olmaz deyince, Resulullah
(s.a.v.) :
Selam vermeyenden başka, senden
daha cimri kimse görmedim" dedi. (Terhib ve tergib. 2. 300. )
Hz. Musa: "Ya Rabbi ! En
aciz kul kimdir?" diye sormuş. Cenabı Hak şu karşılığı vermiştir:
"Amel etmeden cenneti, dua etmeden rızkı isteyendir. " Hz. Musa
devamla: "Hangi kulun en cimridir ?" diye sorunca Allah "Yedirme
gücü olduğu halde, isteyene yedirmeyen, din kardeşine selamı kıskanandır"
buyurmuştur. (R. Beyan. 8. 106. )
KİMLERE SELAM VERİLMEZ?
1-Namaz kılana,
2-Uyuyan kimseye,
3-Tuvaletini yapan kimseye. İbni Ömer (r.anh.) Şöyle
demiştir: "Peygamber (s.a.v.) küçük abdesti- ni bozarken, bir adam
kendisine selam verdi; Peygamber (s.a.v.) selamını almadı. " (Taç. 5. 734.
) Def-i hacet eden kimsenin selam alması da mekruhtur.
4- Ezan ve kamet okuyana ve ezan ile kametin sözlerini
dinlerken tekrar eden kimseye.
5-Kur'an okuyana ve okunan Kur'anı dinleyenlere de selam
verilmez. (Ancak, ezan ve Kur'an okunurken selam verenlerin selamı alınır. )
6-Hutbe okuyana ve dinleyenlere,
7- Yemek yiyene,
8- Bir camide cemaatin bir kısmı namaz kılarken bir kısmı
kılmıyorsa, camiye giren kimse namazda olmayanlara selam verebilir, selam vermediği
takdirde de sünneti terk etmiş olmaz.
9-Falcılara selam verilmez,
10- Şarkı türkü söyleyene selam verilmez.
11- Banyoda oturana ve banyoda soyunmuş
halde olana selam verilmez.
12-Zımmı kimseye de mecbur kalmadıkça selam verilmez. Ancak bir
zaruretten dolayı onun yanında işi varsa selam verilir.
13-Tercih edilen bir görüşe göre bid'at ehline de selam
verilmez.
14-Tavla ve satranç oynayana (oyun esnasında) selam verilmez. Bu
husustaki hadisi şerif yukarıda geçmişti.
15-Kurtubi: Genç yabancı kadınlara da selam verilmez Çünkü fitne
korkusu vardır buyuruyor.
16- Selama karşılık veremeyecek durumda olanlara da selam
verilmez.
17- Zikredene ( Zikir halinde bulunana ) verilmez.
18-Karşılıklı ilmi müzakere edenlere verilmez.
19-Hadisi şerifi rivayet ederken, Peygamber Efendimizin hadisini
okuyana
20-Oturmuş kendi halinde tespih çekiyor veya tefekkür edene,
21-Abdest alana verilmez. Bera b. Azip (r.anh.) şöyle demiştir:
Resul-i Ekrem'e abdest alırken selam verdim. Resül-i Ekrem abdesti bitirdikten
sonra selamımı aldı ve elini uzatarak benimle
musafaha yaptı. ( İhya. 2. 510. )
22-Fasık kimseye ( Fışkını ilan ediyorsa ) verilmez,
23-Ağzında sigara var ona verilmez.
24- İlim öğrenirken,
25-İnsanların gıybetin yapanlara ( Yanına vardığında gıybet
ettiğini görüyorsun)
26-Avret mahalli açık olanlara,
27-Ehli ile konuşup şakalaşana,
28-Kuş uçuranlara selam verilmez.
29- Umuma açık hamamda çıplak olana verilmez.
30-Mübah olmayan yukarıda yazılı olan oyunların haricindeki
oyunları oynayanlara.
31-Muhtesip de kontrol için çarşıda dolaşırken esnafa selam
vermez. ( Muhtesip: fiyatları kontrol etmek, ölçü aletlerini muayene edip, düzgün
tartı yapmayanları ve satışta hile yapanları cezalandırmakla görevli memur )
32-Bir müslüman tanımadığı birine selam verse de sonradan onun
Zimmi yahut bid'atçı olduğu ortaya çıkarsa, onu tahkir etmek için
"selamımı geri alıyorum" demelidir. (Tahkir : Hakaret etmek,
küçük görmek, hor görmek demektir
)
(Zımmi: İslam diyarında yaşaması
kabul edilmiş, hayatı hıfzedilen gayr-ı müslim. ).
33-Sarhoşa ve mecnuna selam verilmez.
34-İnsanlara sövenlere selam verilmez.
35-Boş şeylerle uğraşana ( Faydasız kelam, çirkin söz ve batıl
söz konuşanlara ) selam verilmez.
36-Yaşı geçmiş fakat mugallit boş sözlerle ve şakalarla
gülüştürenlere selam verilmez.
37-Kadınlara kızlara bakanlara da selam verilmez.
38-İçki içenlere,
39-Kahvehanede oyun oynayanlara,
40-Kumarbaza ve kumar oyunu oynayanlara,
41-Yalancıya,
42-Gevezeye,
(Diy. İs. İlm. 489, Ruhul Beyan
tefsiri Damla yayınları 2. 267. R. Beyan Tef. Erkam yayınları. 165. Hediyyetül
aleyye. Sahife 149. 263. İbn-i Abidin. 2. 522)
Selam verilmesi caiz olmayan bu
kimseler selam verirlerse, selamları alınır, fitne çıkarılmaz. Sözü geçen ve
selam verilmesi müstehap bulun-mayan kişilerden birisine selam veren kişi, selamının
alınmasını hak etmez.