Veda Hutbesi

Her kim kendine fayda veren sadece iki hadis öğrenir, onları başkasına da öğretir ve onlardan faydalanırsa, bu amel kendisi için altmış senelik (nafile) ibadetten hayırlı olur. (Kaynak: Râmûzü'l-Ehâdîs, 413/4)

Cennet Bahçesi - Darü's Selam

 


Sekiz cennet vardır. Sözü edilen cennetin isimleri şöyledir: Daru'l-Celal-Daru's-Selam, Daru'l- Karar, Adn Cenneti, Me'va cenneti, Huld Cenneti, Firdevs Cenneti ve Naim cenneti dir.

Selam aynı zamanda cennet bahçelerinden birinin adıdır. Bu bahçenin adı "Selam Yurdu" anlamına gelen " Daru's- Selam" dır. Müslümanlar ahirette selam yurdundadırlar.

O yurt ayıplardan, belalardan salim oluş yurdudur. Orada selamet, emniyet, sulh, asayiş, bütün korkulardan emin olma dileği, çabası ve kazancı vardır.

Orada kalpler hileden, kinden, kıskançlıktan, kötülük dilemekten, günahlardan ve haramlardan kurtulmuş olarak yaşarlar işte bu yurt Selam yurdudur. Bu yurt, Allah (c.c.) konuk olduğu mü'minin gönlüdür, mü'minlerin ruh dünyasıdır.

Cennet, selam yurdu bu dünyada kazanılır. Bu dünya oranın şantiyesidir, tarlasıdır. Oranın malzemeleri, buradan satın alınır nefisler ve mallar mukabili selam alış verişi yapılır. Karşılığında da cennet vardır, Allah'ın rızası vardır.

Resulullah (s.a.v.) " Dünya ahiretin tarlasıdır" buyuruyor.

Selam, kelime ve söz olarak çok kısa olmasına rağmen anlamı çok olduğundan gönüllerdeki kini, şiddeti, kızgınlığı söndürüp bunun yerine ise ülfet, ünsiyet ve sevgi yerleştiğinden dolayı çok kolay gerçekleşen bir dini törendir.

ORGANLARIN SELAMI

Bir insan nasıl bir yere girince selam verip ayrılırken de selam verdiği gibi insanın organları yani azalarıda insan ölürken birbirini selamladıklarını bizlere Ebu Hureyre (r.anh.) rivayet etmiş olduğu bir hadisi şerifte efendimiz (s.a.v.) bildiriyor. Ve buyuruyorlar ki ;

" Müslümana ölüm geldiği zaman azaları birbirini selamlarlar ve şöyle derler :

Selam sana sen benden bende senden kıyamete kadar ayrılıyoruz. "(Ramuz. 235. 11. )

SELAMIN EVRENSELLİĞİ

Selam, Yüce Allah (c. c) bildirdiği ve Rasülü Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin uyguladığı şekilde verilip alındığı müddetce selamdır. Yoksa bir kısım müslümanların kullandıkları gibi merhaba, günaydın, iyi günler, iyi akşamlar, hayırlı sabahlar, iyi geceler gibi kelime ve cümlelerle karşısındaki insana iyilik dileği bildirmeleri kesinlikle hiç bir zaman için İslam'daki geniş manalı olan selamın yerini tutmaz.

İslam, hangi ırk, hangi cins ve renkte olursa olsun tüm insanlığa kıyamete kadar bütün zamanlara ve bütün coğrafyalara hitap eder. Bu sebeple selam, Allah (c.c) ın da, Peygamberlerin de, meleklerin de, islamın da, Allah'a (c.c.), Rasülüne ve onun getirdiklerine inanan tüm müslümanların da selamıdır.

Uzakdoğu'da, Malezya'da, Endonazya' da, Japonya'da ki bir müslüman, batıda Amerika'da ki bir müslümanla veya Kırım'da ki bir müslüman, Güney Afrika'da ki bir müslümanla karşılaştığı vakit aynı selamı vermekte ve almaktadırlar.

Selam bu özelliği ile müslümanların dünyanın neresinde olursa olsun, hangi topluluk içerisinde bulunursa bulunsun, daha tanışmaya başlamadan önce kimliğini ortaya koyması ve kendisini tanıtması için en güzel bir başlangıçtır ve aynı zamanda bir şifredir.

CAHİLİYE DÖNEMİNDE SELAM

İmran b. Husayn der ki: Cahiliye'deyken, " Allah seninle gözleri aydın etsin" ve " İyi sabahlar " şeklinde selamlaşırdık. Ancak İslam dini gelince bu şekilde selamlaşmamız yasaklandı.

Abdürrezzak, Ma'mer'in şöyle dediğini nakleder: "Allah seninle gözleri aydın etsin (en'amalla- hu bike aynen )" şeklinde bir selamlaşma hoş görülmemiştir. Ancak "Allah gözünü aydın etsin (en'amallahu ayneke )" denmesinde bir sakınca yoktur. (Cem'ul-Fevaid. 7. 7702. )

İNSANLARIN EN CİMRİSİ

Ebu Hureyre (r.anh.) Resulullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti. "İnsanların en beceriksizi dua yapmayanı, en cimrisi de, selam vermeyenidir. "

Muğfel oğlu Abdullah (r.anh.) Resulullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etti :

"İnsanların en hırsızı namazdan çalandır.

Nasıl çalar ? Ya Resulullah ! denildiğinde :

Ruku ve Sücudu tam yapmaz ( Namazı çabuk kılar ) İnsanların en cimrisi de selam vermekten kaçınandır" buyurdu.

Cabir (r.anh.) anlatır: "Resulullah (s.a.v.) bir adam geldi ve :

Filanca, hurma saplarını bahçeme koyuyor, bana eziyet ediyor. Sapları koyduğu yer beni ra-hatsız ediyor. dedi. Resulullah (s.a.v.) onu çağırtarak :

Filancanın bahçesine koyduğun hurma sapla-rını bana sat. dedi.

Adam olmaz dedi,

Bana hediye et onları.

Hayır

Peki cennetteki hurma sapları karşılığında bana sat.

Olmaz deyince, Resulullah (s.a.v.) :

Selam vermeyenden başka, senden daha cimri kimse görmedim" dedi. (Terhib ve tergib. 2. 300. )

Hz. Musa: "Ya Rabbi ! En aciz kul kimdir?" diye sormuş. Cenabı Hak şu karşılığı vermiştir: "Amel etmeden cenneti, dua etmeden rızkı isteyendir. " Hz. Musa devamla: "Hangi kulun en cimridir ?" diye sorunca Allah "Yedirme gücü olduğu halde, isteyene yedirmeyen, din kardeşine selamı kıskanandır" buyurmuştur. (R. Beyan. 8. 106. )

KİMLERE SELAM VERİLMEZ?

1-Namaz kılana,

2-Uyuyan kimseye,

3-Tuvaletini yapan kimseye. İbni Ömer (r.anh.) Şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v.) küçük abdesti- ni bozarken, bir adam kendisine selam verdi; Peygamber (s.a.v.) selamını almadı. " (Taç. 5. 734. ) Def-i hacet eden kimsenin selam alması da mekruhtur.

4-           Ezan ve kamet okuyana ve ezan ile kametin sözlerini dinlerken tekrar eden kimseye.

5-Kur'an okuyana ve okunan Kur'anı dinleyenlere de selam verilmez. (Ancak, ezan ve Kur'an okunurken selam verenlerin selamı alınır. )

6-Hutbe okuyana ve dinleyenlere,

7- Yemek yiyene,

8- Bir camide cemaatin bir kısmı namaz kılarken bir kısmı kılmıyorsa, camiye giren kimse namazda olmayanlara selam verebilir, selam vermediği takdirde de sünneti terk etmiş olmaz.

9-Falcılara selam verilmez,

10- Şarkı türkü söyleyene selam verilmez.

11- Banyoda oturana ve banyoda soyunmuş

halde olana selam verilmez.

12-Zımmı kimseye de mecbur kalmadıkça selam verilmez. Ancak bir zaruretten dolayı onun yanında işi varsa selam verilir.

13-Tercih edilen bir görüşe göre bid'at ehline de selam verilmez.

14-Tavla ve satranç oynayana (oyun esnasında) selam verilmez. Bu husustaki hadisi şerif yukarıda geçmişti.

15-Kurtubi: Genç yabancı kadınlara da selam verilmez Çünkü fitne korkusu vardır buyuruyor.

16- Selama karşılık veremeyecek durumda olanlara da selam verilmez.

17- Zikredene ( Zikir halinde bulunana ) verilmez.

18-Karşılıklı ilmi müzakere edenlere verilmez.

19-Hadisi şerifi rivayet ederken, Peygamber Efendimizin hadisini okuyana

20-Oturmuş kendi halinde tespih çekiyor veya tefekkür edene,

21-Abdest alana verilmez. Bera b. Azip (r.anh.) şöyle demiştir: Resul-i Ekrem'e abdest alırken selam verdim. Resül-i Ekrem abdesti bitirdikten sonra selamımı aldı ve elini uzatarak benimle

musafaha yaptı. ( İhya. 2. 510. )

22-Fasık kimseye ( Fışkını ilan ediyorsa ) verilmez,

23-Ağzında sigara var ona verilmez.

24- İlim öğrenirken,

25-İnsanların gıybetin yapanlara ( Yanına vardığında gıybet ettiğini görüyorsun)

26-Avret mahalli açık olanlara,

27-Ehli ile konuşup şakalaşana,

28-Kuş uçuranlara selam verilmez.

29- Umuma açık hamamda çıplak olana verilmez.

30-Mübah olmayan yukarıda yazılı olan oyunların haricindeki oyunları oynayanlara.

31-Muhtesip de kontrol için çarşıda dolaşırken esnafa selam vermez. ( Muhtesip: fiyatları kontrol etmek, ölçü aletlerini muayene edip, düzgün tartı yapmayanları ve satışta hile yapanları cezalandırmakla görevli memur )

32-Bir müslüman tanımadığı birine selam verse de sonradan onun Zimmi yahut bid'atçı olduğu ortaya çıkarsa, onu tahkir etmek için "selamımı geri alıyorum" demelidir. (Tahkir : Hakaret etmek,

küçük görmek, hor görmek demektir )

(Zımmi: İslam diyarında yaşaması kabul edilmiş, hayatı hıfzedilen gayr-ı müslim. ).

33-Sarhoşa ve mecnuna selam verilmez.

34-İnsanlara sövenlere selam verilmez.

35-Boş şeylerle uğraşana ( Faydasız kelam, çirkin söz ve batıl söz konuşanlara ) selam verilmez.

36-Yaşı geçmiş fakat mugallit boş sözlerle ve şakalarla gülüştürenlere selam verilmez.

37-Kadınlara kızlara bakanlara da selam verilmez.

38-İçki içenlere,

39-Kahvehanede oyun oynayanlara,

40-Kumarbaza ve kumar oyunu oynayanlara,

41-Yalancıya,

42-Gevezeye,

(Diy. İs. İlm. 489, Ruhul Beyan tefsiri Damla yayınları 2. 267. R. Beyan Tef. Erkam yayınları. 165. Hediyyetül aleyye. Sahife 149. 263. İbn-i Abidin. 2. 522)

Selam verilmesi caiz olmayan bu kimseler selam verirlerse, selamları alınır, fitne çıkarılmaz. Sözü geçen ve selam verilmesi müstehap bulun-mayan kişilerden birisine selam veren kişi, selamının alınmasını hak etmez.