Musafaha : El sıkışmak, tokalaşmak demektir. Terim olarak musafaha, iki müslüman karşılaştıklarında,
selam verdikten sonra, erkek erkekle, kadın kadınla, birbirlerine güler yüzle
ve sevgiyle tokalaşmaları; el sıkışmalarıdır. Tabii bu arada Efendimiz (s.a.v.)
salevatı şerife getirmeyi unutmamalı Musafaha, iki kişinin, sağ elin avuç
içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağın yanlarını birbirlerine
değdirmesidir.
Ebu Umame (r.anh.) Rivayet ettiği bir Hadisi şerifte;
Resulullah (s.a.v.): "Tam bir selamlama, el tutup, musafaha etmekle olur.
(Dört el ile )" buyurur. (Ramuz 257. 3. )
Musafaha yapmak sünnettir ve Resulullah (s.a.v.)
tarafından önem verilen iyi bir davranış örneğidir.
Sevgi, barış ve dostluk belirtisi olduğu için teşvik ve
tavsiye edilmiştir. Musafahada öpüşme yoktur. Musafahada sarılmak, kucaklaşmak
da yok.
Enes (r.anh.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte: Re-
sullullah (s.a.v.): "El sıkışma müslümanın din kardeşini öpmesi yerine
geçer" buyurur. (C. Sağır. 3. 2911. )
Enes
(r. anh. ), Resül-i Ekrem'e : "Ya Resulallah ! Selam verdiğimiz zaman eğilelim
mi ? diye sordu.
Resül-i Ekrem : Hayır,
buyurdu.
Enes : Öpüşelim
mi ? dedi.
Resül-i Ekrem : Hayır,
öpüşmeyin, buyurdu.
Enes : Musafaha
edelim mi ? dedi.
Resül-i Ekrem: Evet musafaha edin, " buyurdu. (İhya. 2. 511. C.
Fevaid. 7. 7704. Tac 5. 765. )
Resulullah (s.a.v.) El sıkışma müslümanın din kardeşini
öpmesi yerine geçer buyuruyor. Biz ise çoğumuz genellikle iki arkadaş, iki
dost, iki müslüman karşılaşınca selam verip hemen birbirimize sarılıyoruz ama
bu arada ne yaptığımızı inanın samimiyetle söylüyorum kendimizde bilmiyoruz.
Bir bakmışsın ki, kafaları tokuşturuyoruz, bir bakmışsın öpüşürüz, bir de
bakmışsın ki birbirimize sarılıyoruz. Yani netice olarak sünnete uygun olmayan
işler yapıyoruz ki buna hepimiz de şahi- dizdir.
İki müslümanın karşılaştığı zaman yapması gereken
musafaha ise ; Önce güleryüzle kardeşine selam verecek, peşinden sağ
elini uzatıp karşıdaki kardeşi de sağ elini uzutıp eller tutulunca, her ikisi
de sol elleri ile beraber dört elle sarılınıp o arada Efendimiz (s.a.v.)'e
salatı selam getirilecek.
Ata b. Ebi Müslim (Abdullah) el-Horasani, Ra- sulullah
(s.a.v.)'den şu sözünü bildiriyor. "Musafaha yapınız ki içinizdeki kin yok olsun!
Hediyeleşin ki aranızdaki sevgi artsın ve birbirinize olan düşmanlığınız
kalksın!" ( Cem'ul- Fevaid 7. 7721)
Cundup der ki : "Hz. Peygamber (s.a.v.) ashabıyla
karşılaştığı zaman onlara selam vermeden musafaha yapmazdı. " (Cem'ul-
Fevaid. 7. 7722. )
Katade
(r.anh.) dedi ki : "Resulullah (s.a.v.)'in ashabı zamanında musafaha
var mıydı ? diye Enes'e sordum. Evet vardı, diye cevap verdi. " (Taç. 5. 761. Ter-
gib ve Terhib. . 5. 306. )
Bera (r.anh.) : peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:"İki müslüman karşılaştığı vakit, musafaha edip
Allah'a hamd eder ve Allah'a istiğfar ederlerse, Allah her ikisinin
günahlarını affeder. " (Taç. 763. R. Salihin 891. )
Yine
Enes (r.anh.) den : "Peygamber (s.a.v.)
bir adamla karşılaştığı vakit, musafaha eder ; adam elini çekmeden önce, elini
çekmezdi;adam önce yüzünü çevirmeden de yüzünü çevirmezdi. Yanında oturan bir
adamın huzurunda dizlerini kaldırmış olarak oturduğu da hiç görülmemiştir.
"(Taç. 766. )
AÇIKTAN GÜNAH İŞLEYENLERE SELAM VERİLMEZ
Abdullah
. Amr (r.anh.) Den :
Peygamber
(s.a.v.) şöyle buyurdu : "Şarap içenlere selam vermeyin, Hasta oldukları
vakit ziyaretlerine gitmeyin. Öldükleri vakit de, namazlarını kılmayın. (Taç.
745. )
Ebu Hureyre (r. anh ) rivayet ettiği bir hadisi şerifte
Resulullah (s.a.v.) : Kumar,
satranç tavla ve benzerleri gibi şu bir takım oyunları oynayan kimselere
rastladığınızda, onlara selam vermeyin. Şayet onlar selam vermişlerse
selamlarını almayın. (64. 11. Ramuz. )
MUANAKA (KUCAKLAŞMAK)
Temim
Eddari (r.anh.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte, Resullullah (s.a.v.); "Muanaka geçmiş ümmetlerin selamlaşması ve halis
dostluk alameti idi. İlk muanaka ( kucaklaşma) yapan da İbrahim (a. s.
)dır" buyuruyor. (Ramuz. 338. . 8. )
Hz.
Aişe (r. anha. ) demiştir ki : "Zeyd b. Harise (r.anh.) Medine'ye geldi. Resu-
lullah (s.a.v.)benim evimde idi. O'nu görmeye geldi. Kapıyı vurdu. Peygamber
(s.a.v.) giyinmeden, elbisesini sürükleyerek kendisini karşılamaya kalktı.
Vallahi, ne önce, ne de sonra kendisini böyle giyinmemiş görmemiştim.
Karşılaşınca, hemen Zeyd'i kucakladı ve öptü. " (Tac. 769. )
Enes
(r.anh.) anlattı: "Resulullah (s.a.v.)'ın ashabı (arkadaşları) karşılaştıklarında
musafaha yaparlar, yolculuktan döndüklerinde de kucaklaşırlardı. "(Tergib
ve Terhib. 295-300)
Şu
halde kucaklaşmada biz de güzide ashab-ı kiram'ı takip etmeliyiz. Şöyleki; uzun
süren bir yolculuktan döndüğümüzde veya uzun zamandır görüşmediğimiz bir
kardeşimizle karşılaştığımızda kucaklaşalım inşallah.
İNSANIN ALNINI ÖPMEK
Şa'bi
(r.anh.) demiştir ki : "Peygamber
(s.a.v.) Ca'fer b. Ebu Talib'i karşıladı ve kucaklayıp iki gözü arasından
öptü. " (Taç. 773. )
SELAMDAN SONRA MERHABA DEMEK
Aişe
(r.anh.) şöyle dedi : "Peygamber (s.a.v.) Fatıma (r. anha)ya: " Merhaba,
kızım ! " dedi. "(Tac. 774. ) Ümm-ü Hani (r. anha)'dan rivayete göre şöyle demiştir: "Mekke Fethi yılında Peygamber (s.a.v.)'in yanına
geldim, yıkanır durumda buldum. Fatıma bir örtü ile onu örtmekte idi. Ümmü Hani
dedi ki: Selam verdim, Rasulullah (s.a.v.) : " Kimdir o " buyurdu.
Ben de: " Ümmü Hani" dedim. Bunun üzerine : " Merhaba Ümmü Hani
" buyurdular. " (Tirmizi. 2734. Tac. 5. 775. )
SELAMLA İLGİLİ HADİSİ ŞERİFLER
1-Hz. Ali (r.anh.) rivayet
etmiş olduğu bir hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.) : "Selam vermek sünnet,
almak ise farzdır" buyurur. (C. Sağir. 2. 2431)
2-Ebu Umame (r.anh.)
Peygamber(s.a.v.)" İnsanların Allah nezdinde en makbul olanı önce selam
verenleridir" buyurdu. (R. Salihin. 859)
3-Enes (r.anh.) Rivayet
ettiği hadisi şerifte, Re- sululllah (s.a.v.): "İnsanların hasisi,
(cimrisi ) selamı esirgeyendir. " (Ramuz. 243. 14. C. sagır. 2. 1698. )
4-Zeyd İbni Erkam (r.anh.)
rivayet ettiği bir hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz : "Sizden
biriniz sefere çıkmak murat ettiğinde, kardeşlerine (veda edip) selam versin.
Zira Allah onların duaları sebebiyle o kimsenin hayrını arttırır. "
(Ramuz. 28. 14. C. Sagır. 1.241).
5-İbni Mes'ud (r.anh.)
rivayet ettiği hadiste, Resulullah (s.a.v.): "Kişinin camiye girip de iki
rekat namaz kılmaması, tanıdığı kimselerden başkasına selam vermemesi ve
küçüklerin yaşlılara iş buyurması kıyametin alametlerindendir. " (C.
Sagir. 3. 3493. )
6-
Enes (r.anh.) ın rivayet
etmiş olduğu bir hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.): "Şerri
dokunabilecek kötü adamlara rastladığınızda selam veriniz ki, size karşı olan
kötü düşünce ve düşmanlıkları dinsin. " (C. Sagır. 1.481. )
7-Hasan-ı Basri' den
rivayetle: Resulullah (s.a.v.) "Güleryüzle insanlara selam vermen sadakadır
buyuruyor. " (C. Sağır. 3. 3490, )
8-Bir adam Resulullah
(s.a.v.) den, " İslamın hangi ameli hayırlıdır " diye sordu. Resul-i
Ekrem (s.a.v.) efendimiz: "Yemek yedirmekliğin, tanıdığın ve tanımadığın
kimselere selam vermekliğindir" buyurdu. (R. Sal. 848)
9- Ebud Derda (r. anh )
rivayet ettiği bir hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.): "Selamı yayınız
ki, düşmanlarınıza üstün gelesiniz. " (C. Sagır. 1.712)
10-Ebu Hureyre (r.anh.)
rivayet etmiş olduğu bir hadisi şerifte ; Resulullah (s.a.v.) "Sözü hoş
söyle, selamı aşıkare et, akrabanı yokla ve gece herkes uyurken namaz kıl, o
zaman selamla da cennete gir" buyurdu. (Ramuz. 72. 14. )
11-Ebu Hureyre (r.anh.) den:
Resulullah (s.a.v.) : "Sizden biriniz din kardeşine rastlarsa ona selam
versin. Eğer aralarına taş, duvar veya ağaç gibi bir engel girip tekrar
karşılaşırsa yine selam versin " buyurmuştur. (Ramuz. 62. 6. R. sal. 86)
12-Enes (r, anh, . ) Resul-i
Ekrem (s.a.v.)bana :" Oğlum, ailenin yanına girdiğinde selam ver ki,
sana ve ev halkına bereket olsun " buyurdu. (R. Sal. 865. )
13-
Hz. Ömer (r.anh.) rivayet
etmiş olduğu hadisi şerifte; Resulullah (s.a.v.): "İki müslüman buluşup
da onlardan biri arkadaşına selam verdiğinde, bu ikisinden Allah'a daha çok
sevgili olanı, arkadaşına karşı güler yüzlülükte daha önde olanıdır. Musafaha
ettiklerinde ise Allah onların üzerine yüz rahmet indirir. İlk başlayana
doksan, diğerine ise on rahmet verilir" buyurur. (Ramuz. 35. 11. )
14-
İbni Ömer (r. anh ) rivayet
ettiği hadisi şerifte, Resululah (s.a.v.): "Cennette öyle köşkler vardır
ki, içindeki dışındakini, dışındaki içindekini görür. Bunlar, sözü hoş, selamı
çok olana, yemeği çok yedirenlere, oruca devam edenlere ve gece namazı
kılanlara verilir. " (Ramuz. 125. 9)
15-
Cabir (r.anh.) rivayet
ettiği hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.) "Gelip de selam vermeyeni içeri
almayabilirsiniz" buyuruyor. (465. 2. Ramuz. )
16-
İbni Ömer (r.anh.) dan
Resulullah (s.a.v.)
Efendimiz:
"Selam'dan evvel söze başlamayın. Kim selamdan önce söze başlarsa ona
cevap vermeyin buyuruyor. " (Ramuz. 466. 6. )
17-
Resulullah (s.a.v.)
Efendimiz: "Bir selamla da olsa akrabalık bağlarını canlı tutun"
buyurur. (M. Şihap. 307. )
18-
Cabir (r.anh.) dan
Resulullah (s.a.v.): "Yahu- dilerin selam verdiği gibi selam vermeyin.
Zira onlar elle, başla, işaretle selam verirler. " (Ramuz. 474. 1)
19-
Cabir (r.anh.) den,
Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Selam vermediği müddetçe, kimseyi
yemeğe buyur etmeyin. " (Tac. Ter. 5. 725. )
20-
Cabir (r.anh.) dan
rivayetle Resululah (s.a.v.): "Küçük büyüğe, bir ikiye, az çoğa, binitli
yayaya, geçen oturana, ayakta olan oturana selam verir" buyurur. (Ramuz.
510. 10. )
21-
Enes (r.anh.) den: Kendisi
çocuklara rastladığında onlara selam verir ve "Resulullah (s.a.v.) böyle
yapardı" derdi. (R. Sal. 866).
22-
Enes (r.anh.) den: Resul-i
Ekrem (s, a. v. ) " Ehl-i kitab size selam verdiğinde: "Ve Aleyküm,
deyin " buyurmuştur. " (R. Salihin. 871. )
23-
İbni Mes'ud (r.anh.)
rivayet ettiği bir hadisi şerifte; Resulullah (s.a.v.) Efendimiz: "Selamı
önce veren kibirden beridir" buyurmuştur. (Ramuz. 194. 2. )
24-
Ebu Hureyre (r.anh.)
rivayetle Resulullah (s.a.v.): "Kumar, satranç, tavla ve benzerleri gibi
şu bir takım oyunları oynayan kimselere rastladığı- nızrda onlara selam
vermeyin. Şayet onlar selam vermişlerse selamlarını da almayın" buyurdu.
(64. 11. Ramuz. )
25-
Enes (r.anh.) Rivayet
ettiği bir hadiste: Resulullah (s.a.v.): Aleykesselam, ölülerin selamıdır.
Sizlerden biri din kardeşine rastlayınca "Essela- mü aleyküm
verahmetullahi ve berekatühü " desin" buyurdu. (Ramuz. 124. 3. )
26-
Abdullah . Amr (r.anh.) den
: Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Şarap içenlere selam vermeyin, Hasta oldukları
vakit ziyaretlerine gitmeyin. Öldükleri vakit de, namazlarını kılmayın"
Said b. Mansur (Taç. 745. )
27-
İbni Ömer (r.anh.) rivayet
etmiş olduğu bir hadisi şerifte Resulullah (s.a.v.):
"Bir kimse bir günde müslümanlardan yirmi adama
selam verir ( toptan veya teker teker) ve o gün ölürse, ona cennet vacip olur.
Gecesinde ölürse de böyledir" buyurdu. (Ramuz. 424. 7)
28-
Bera b. Azip (r.anh.) den:
Peygamber (s.a.v.): "Selamı yayınız ki, selamette kalasınız. " (C.
sagır, 1.709)
29-
Ebu Hureyre (r.anh.)
rivayet ettiği bir hadisi serifte, Resululllah (s.a.v.): "Müslümana ölüm
geldiğinde azaları birbirini selamlar. Ve şöyle derler : " Selam sana sen
benden, bende senden kıyamete kadar ayrılıyoruz "" (Ramuz. 235. 11)
30-
Ebu Umame (r.anh.)
rivayetle: Resulullah (s.a.v.); "Evine girerken selam veren kişi Allah'ın
himayesi ve garantisi altındadır. " (C. Sagir. 2. 1882)
31-
İbni Ömer (r.anh.) Şöyle
demiştir:
"Peygamber (s.a.v.)küçük abdestini bozarken,
bir
adam kendisine selam verdi: Peygamber (s.a.v.) selamını almadı. " (Tac. 5.
734. )
32-
Ammar B. Yasir (r.anh.)
şöyle dedi: Aileme geldim. İki elim yaralanmıştı. Za'feran ile yağladılar.
Ertesi gün Peygamber (s.a.v.) gidince, Selam verdim, selamımı almadı ve : Git,
şu za'ferandan temizlen ! dedi. " (Tac. 5. 746)
33-
Cabir (r. anh. )ın
rivayetle; Resulullah (s.a.v.) "Haccı mebrurun cennet başka mükafatı
yoktur. " Haccı mebrur nedir?" diye soruldu. Buyuruldu ki, etrafına
selam vermek ve yemek yedirmektir. " (Ramuz. 201.8. )
34. Enes (r. anh. )den , Resulullah (s.a.v.)
"Selam Allah'ın isimlerinden bir isimdir. Ağza konulmuştur. Aranızda
selamı ifşa ediniz (yayınız )" (Ramuz. 100. 8 R. Salihin 852)
35-
Ebu Umame (r.anh.)
rivayetle; "Tam bir selamlama, el tutup musafaha etmekle olur ( dört elle
)" (Ramuz. 2573. Tirmizi. 2730)
36-
Rıb'iyy b Hiraş (r.anh.)
den. : "Beni Amir kabilesinden bir adam Peygamber (s.a.v.) Efendimiz evde
iken, kendilerinden,
"Gireyim mi ? diye sordu. Efendimiz de hizmetçisine
: Çık şu adama izin istemeyi öğret. Evvela : Es-Selamü aleyküm, sonra da
gireyim mi ? desin" buyurdular. Bu konuşmayı işiten adam: "Esselamü
Aleyküm" dedikten sonra " gireyim mi?" deyince efendimiz
girmesine müsaade buyurdular; o da girdi. "(R. Salihin. 876)
37-
İbni Ömer (r.anh.)
rivayetle , Rasulullah (s.a.v.): "Selamı yayınız. Çünkü o, Allah'ı razı
eden bir ameldir. " (C. Sagir. 711)
38-
Ammar (r.anh.) rivayet
ettiği hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.): "Şu üç şey imandandır:
Darlıkta infak etmek, rast geldiği müslümana selam vermek, kendi aleyhinde de
olsa adaleti gütmek. " ( Ramuz. 262. 1)
39-
İbni Abbas (r. anh. )'ın
rivayet ettiği bir hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.) :
"İki müslamanın birbirini üç günden fazla terk
etmesi olmaz. İkisi rast gelir de biri selam verir diğeri de alırsa sevapta
müşterek olurlar. Eğer selamı almazsa veren günahtan beridir. Diğeri günahı
yüklenir. Eğer birbirini terk etmiş vaziyette ölürlerse cennette bir araya
gelemezler. " (Ramuz. 469. 8)
40-
Ebu Hureyre (r.anh.)
rivayet ettiği bir hadisi şerifte, Resulullah (s.a.v.): "Bir adam
akrabasının, yakınının kabrine gider, selam verir ve onun yanında oturursa,
selamını alır ve onunla yanından kalkıncaya kadar ünsiyet eder" buyurur.
(Ramuz. 382. 5. )